2365 metre yükesklikte Karabal Jandarma Karakolu'nu korumakla görevli 40 asker. Karakoldaki askerlerin birlikte geçirdikleri günlerde acıyı, sevinci, hasreti paylaşmalarını ve karakolu canları pahasına savunan askerleri anlatan bir film. Haftasonu keyifli dakikalar geçirmek için belki ideal bir film değil ama çok yakınımızda yaşanan gerçekliklere tanık olmak için iyi bir araç.
Yönetmen:Levent Semerci
Senaryo:Levent Semerci, M. İlker Altınay, Hakan Evrensel
Yapımcı:Murat Akdilel, Levent Semerci
Tür: Macera, Dram
25 Kasım 2009
18 Kasım 2009
Spor-Turkcell Süper Lig Hiç Bitmesin...
Benim gibi sıkı bir taraftarsanız futbol olmadığı zaman haftasonu akşamları napacağım ben şimdi diye düşünüyorsanız. Şimdi yazdıklarım ilginizi çekicek...
Bu sene lig çok hızlı başladı Fenerbahçe-Galatasaray yaptıkları transferlerle, oynadıkları futbolla ve kazandıkları maçlarla lige damgalarını vurcakları hissini taraftarlarına verdiler. Ancak bu böyle mi gider bilinmez... Benimde sıkı bir taraftarı olduğum Beşiktaş ise sıkıntılı günlerde. Bu yazımda Beşiktaşın şu anki durumuna ve benim ilerdeki beklentilerime değineceğim...
Beşiktaş geçen seneyi birazda rakiplerinin çok kötü olan performansından yararlanıp çifte kupayla tamamladı. Bu sözüme kızacak Beşiktaşlılar olacaktır mutlaka ama Beşiktaşın rakibi Sivasspor değildir, Galatasaray ve Fenerbahçedir ve iki rakibin formsuz olduğu sezonda Beşiktaş herkesin bahsettiği gibi zor bir şampiyonluk değil, kolay bir şampiypnluk kazanmıştır. Geçen sezon kazanılan iki kupa rakiplerinin Beşiktaşı daha çok zorladığı bir sezonda gelmiş olsa mutlaka bütün taraftarlar daha fazla tatmin olcaklardı.
Geçen sezonu bırakıp Beşiktaşın bu sezonki durumuna gelirsek gol atamayan bir futbol takımıyla başbaşayız. Geçen sezon gayet rahat gol atabilen bir takım bu sene nasıl olduda bu kadar gol atamaz duruma geldi anlamak zor. Mustafa Denizli ve ekibinin en kısa zamanda çözüm üretmesi gereken tek sorun bence budur yoksa zaten taraftar oynanan futboldan o kadar mutsuz değil ancak tabi iyi oynamasına rağmen gol atılamayınca istenen başarı gelmiyor.
Futbol takımının bu durumu taraftarıda küstürmüş durumda Beşiktaş taraftarı biraz da haksız olarak takım ve yönetim üstünde bu sıralar büyük bir baskı kurmuş durumda. Yönetim kulübü iyi yönetmiyor olabilir bunu protesto etmek tabiki taraftarın en büyük haklarından biri ancak kötü sonuçları yönetimin hatası sonucu fazla para verilerek alınmış oyunculara destek vermeyerek hatta oyuncuların kendilerini protesto ederek onları yuhalamak Beşiktaş taraftarına yakışmıyor. Bu futbolcular bir şekilde yanlış olsa da transfer edilmiştir ve artık Beşiktaşın futbolcularıdır ve bizim için kutsal olan o forma için savaşmaktadırlar. Yönetiminde bu günlerde protesto edilmesi istifaya davet edilmesi de gereksizdir çünkü zaten bu sene içerisinde çok kısa bir zaman sonra başarısız olarak kabul edilen yönetim büyük ihtimal koltuklarını yeni gelecek yönetime devir edecek yönetimler kongrelerle gelirler ve kongrelerle giderler en iyi tepki kongre üyelerinin oylarını bu yönetime tekrar vermemesidir.
Benim görüşüm Beşiktaşın bundan sonra toplanmaya başlıyacağıdır. Alıncak seri galibiyetler takıma kaybedilen özgüveni geri getirebilir ve golcü futbolcuların formlarını kazanması gol sorununu çözebilir ancak ocakta olcak seçimlere kadar yönetimin ve taraftarın arasının düzelmiyeceği açık bir gerçek artık, ben yinede herşeye rağmen Beşiktaşımdan bu senede umudumu kaybetmiş değilim. İlerleyen haftalarda başarıların geleceğine inanıyorum...
Bu sene lig çok hızlı başladı Fenerbahçe-Galatasaray yaptıkları transferlerle, oynadıkları futbolla ve kazandıkları maçlarla lige damgalarını vurcakları hissini taraftarlarına verdiler. Ancak bu böyle mi gider bilinmez... Benimde sıkı bir taraftarı olduğum Beşiktaş ise sıkıntılı günlerde. Bu yazımda Beşiktaşın şu anki durumuna ve benim ilerdeki beklentilerime değineceğim...
Beşiktaş geçen seneyi birazda rakiplerinin çok kötü olan performansından yararlanıp çifte kupayla tamamladı. Bu sözüme kızacak Beşiktaşlılar olacaktır mutlaka ama Beşiktaşın rakibi Sivasspor değildir, Galatasaray ve Fenerbahçedir ve iki rakibin formsuz olduğu sezonda Beşiktaş herkesin bahsettiği gibi zor bir şampiyonluk değil, kolay bir şampiypnluk kazanmıştır. Geçen sezon kazanılan iki kupa rakiplerinin Beşiktaşı daha çok zorladığı bir sezonda gelmiş olsa mutlaka bütün taraftarlar daha fazla tatmin olcaklardı.
Geçen sezonu bırakıp Beşiktaşın bu sezonki durumuna gelirsek gol atamayan bir futbol takımıyla başbaşayız. Geçen sezon gayet rahat gol atabilen bir takım bu sene nasıl olduda bu kadar gol atamaz duruma geldi anlamak zor. Mustafa Denizli ve ekibinin en kısa zamanda çözüm üretmesi gereken tek sorun bence budur yoksa zaten taraftar oynanan futboldan o kadar mutsuz değil ancak tabi iyi oynamasına rağmen gol atılamayınca istenen başarı gelmiyor.
Futbol takımının bu durumu taraftarıda küstürmüş durumda Beşiktaş taraftarı biraz da haksız olarak takım ve yönetim üstünde bu sıralar büyük bir baskı kurmuş durumda. Yönetim kulübü iyi yönetmiyor olabilir bunu protesto etmek tabiki taraftarın en büyük haklarından biri ancak kötü sonuçları yönetimin hatası sonucu fazla para verilerek alınmış oyunculara destek vermeyerek hatta oyuncuların kendilerini protesto ederek onları yuhalamak Beşiktaş taraftarına yakışmıyor. Bu futbolcular bir şekilde yanlış olsa da transfer edilmiştir ve artık Beşiktaşın futbolcularıdır ve bizim için kutsal olan o forma için savaşmaktadırlar. Yönetiminde bu günlerde protesto edilmesi istifaya davet edilmesi de gereksizdir çünkü zaten bu sene içerisinde çok kısa bir zaman sonra başarısız olarak kabul edilen yönetim büyük ihtimal koltuklarını yeni gelecek yönetime devir edecek yönetimler kongrelerle gelirler ve kongrelerle giderler en iyi tepki kongre üyelerinin oylarını bu yönetime tekrar vermemesidir.
Benim görüşüm Beşiktaşın bundan sonra toplanmaya başlıyacağıdır. Alıncak seri galibiyetler takıma kaybedilen özgüveni geri getirebilir ve golcü futbolcuların formlarını kazanması gol sorununu çözebilir ancak ocakta olcak seçimlere kadar yönetimin ve taraftarın arasının düzelmiyeceği açık bir gerçek artık, ben yinede herşeye rağmen Beşiktaşımdan bu senede umudumu kaybetmiş değilim. İlerleyen haftalarda başarıların geleceğine inanıyorum...
11 Kasım 2009
Eğlence-Yemek Kulübü

Günlerden cumartesi öğlen saatleri İstiklal caddesinde arkadaşlarımızla buluştuk. Herkes aç herkes yemek yiyelim diye söylenip duruyor, alternatifleri sayıyor. Ama o gün sinema için buluşmuşuz ilk önce gidip sinema biletlerimizi alıyoruz ardından tekrar yemek için alternatifleri saymaya başlıyoruz. İşte böyle bir günde arkadaşlarımızla gidip öğrenci harçlıklarımızı zorlamadan güzel bir ortamda hızlı bir servisten sonra yemek yiyebileceğimiz bir yer tavsiye edeceğim size "Yemek Kulübü". Peki bu Yemek Kulubü İstiklal caddesinde nerde???
Tam tamına Markiz Pastahanesinin olduğu yerde. Markiz Pastanesi gibi bir İstiklal caddesi nostaljisinin yerini alması pek iyi olmamış tabi ancak içeri girip aynı atmosferde gayet ucuz öğrenci dostu ve lezzetli bir şekilde karnımızı doyurmamızı sağlıyacak bir restauranta dönüşmesi biz öğrenciler için pek fena olmamış.Yemek kulübünün menüsü çok geniş değil ancak gerçekten ucuz ve kaliteli, ayrıca içerdeki atmosfer çok hoş fast-food restaurantlarının soğukluğu yok ancak çalışma sistemleri fast-food gibi siparişinizi verdikten sonra yemeğinizi çok kısa zamanda önünüzde buluyorsunuz. Fiyatlardan bahsetmek gerekirse bir adet bonfile pilav, patates kızartmasından oluşan tabak artı bir adet içecekle içerden yaklaşık 9 lira ödeyerek çıkabiliyorsunuz. Haftasonu buluşmalarında arkadaşlarınızla birşeyler yemek için uğrayabilceğiniz bir mekan olarak tavsiye ediyorum.
Tam tamına Markiz Pastahanesinin olduğu yerde. Markiz Pastanesi gibi bir İstiklal caddesi nostaljisinin yerini alması pek iyi olmamış tabi ancak içeri girip aynı atmosferde gayet ucuz öğrenci dostu ve lezzetli bir şekilde karnımızı doyurmamızı sağlıyacak bir restauranta dönüşmesi biz öğrenciler için pek fena olmamış.Yemek kulübünün menüsü çok geniş değil ancak gerçekten ucuz ve kaliteli, ayrıca içerdeki atmosfer çok hoş fast-food restaurantlarının soğukluğu yok ancak çalışma sistemleri fast-food gibi siparişinizi verdikten sonra yemeğinizi çok kısa zamanda önünüzde buluyorsunuz. Fiyatlardan bahsetmek gerekirse bir adet bonfile pilav, patates kızartmasından oluşan tabak artı bir adet içecekle içerden yaklaşık 9 lira ödeyerek çıkabiliyorsunuz. Haftasonu buluşmalarında arkadaşlarınızla birşeyler yemek için uğrayabilceğiniz bir mekan olarak tavsiye ediyorum.
4 Kasım 2009
Gündem-Açılıyoruz...
Açılım ortaya çıktı...
Teröristler geldi...
Kahraman gibi karşılandı...
Kutlamalar yapıldı...
Basın toplantıları yapıldı...
PKK kürt sorunu için tek çözüm ortağı konumuna getirildi...
Terörist başı Abdullah Öcalan barış için çözüm sunma konumuna geldi...
Toprak ağaları çıkarları olmadan halkı temsil etti...
Savaş varmış, şimdide barışı geldi...
Bu arada terörün asıl nedeni açlık, işsizlik, eğitimsizlik hakkında konuşan olmadı...
Bakalım açılım ne kadar sürecek...
İlkbaharda kar kalkana kadar mı???
Teröristler geldi...
Kahraman gibi karşılandı...
Kutlamalar yapıldı...
Basın toplantıları yapıldı...
PKK kürt sorunu için tek çözüm ortağı konumuna getirildi...
Terörist başı Abdullah Öcalan barış için çözüm sunma konumuna geldi...
Toprak ağaları çıkarları olmadan halkı temsil etti...
Savaş varmış, şimdide barışı geldi...
Bu arada terörün asıl nedeni açlık, işsizlik, eğitimsizlik hakkında konuşan olmadı...
Bakalım açılım ne kadar sürecek...
İlkbaharda kar kalkana kadar mı???
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)